BÖLÜM 2: NE YAPMALI? (ÇÖZÜM ÖNERİLERİ VE REALİST EYLEM PLANI).
ALMANYA’DAKİ ALEVİ DERNEK VE FEDERASYONLARI YÖNETİM/DENETİM/DİSİPLİN (ONUR) KURULLARINA.
TÜZÜK DEĞİŞİKLİĞİ ÖNERGESİ VE DİLEKÇESİ.
Dinamik Eşit Temsiliyet ve Kadın İradesi Güvencesi.
Sunulduğu Makam:
[Derneğin/Federasyonun Adı] Yönetim Kurulu (Vorstand), Denetim Kurulu (Kassenprüfung/Aufsichtsrat) ve Disiplin/Onur Kurulu (Disziplinarrat/Ehrenrat) Başkanlıklarına ve Olağan/Olağanüstü Genel Kurul (Mitgliederversammlung) gündemine sunulmak üzere hazırlandı.
Dilekçeyi Sunanlar:
Aşağıda imzası bulunan, cemevi, dernek, federasyon üyesi olarak kayıtlı kadın üyeler (kadın canlar).
GİRİŞ: NEDEN BU DÜZENLEME GEREKLİ?
Pir Sultan Abdal’ın haykırdığı gibi: “Bozuk düzende sağlam çark bulunmaz.” Mevcut idari çarklar bozuktur ve geçici, dayatma kotalarla düzeltilemez. Ev, çocuk, iş ve eril baskı kıskacındaki kadına, altyapısını hazırlamadan birdenbire “kotayı doldur” demek gerçekçi bir yaklaşım değildir; çünkü bugün örgütlerin yönetim kurullarında fiilen görev alan kadın oranı, çok az özel durum dışında, bu hedefi karşılayacak düzeyde değildir — üstelik kadınlara alan açma konusunda bugüne dek yeterli çaba sarf edilmemiştir.
Oysa Alevi kadının ilgisi ve potansiyeli açıkça belgelenmiştir. 2022 yılında, pandemi sürecinde Taner ve Şeker tarafından Berlin’deki Aleviler üzerinde yürütülen bir araştırmaya katılan 1967 kişinin tam %50’si kadın olarak cinsiyet bilgisi vermiştir. Sorun kadının ilgisizliği değil; bu ilginin kurumsal alana taşınmasını engelleyen, kadını itaatkâr olmaya zorlayan eril tahakküm alanıdır.
Bu nedenle kadının önüne somut, ölçülebilir ve aşamalı bir hedef konulmalıdır. Çözüm; Genel Kurul’da (Mitgliederversammlung) hazır bulunan kadın katılım oranını dinamik bir kaldıraç olarak kullanmaktır: yönetimdeki kadın kotası sabit bir rakama değil, o Genel Kurul’a bilfiil katılan kadın oranına bağlanır. Kadınlar örgütlendikçe ve Genel Kurul’a katılımları arttıkça, yönetimdeki temsil hakları da kendiliğinden ve adil biçimde büyüyecektir.
Dinamik Katılım Esaslı Hedef Mekanizması.
Bu mekanizma üç adım üzerine kuruludur:
Genel Kurul’da Fotoğrafın Çekilmesi:
Toplantı günü salonda hazır bulunan, katılım/imza listesine (Teilnehmer- bzw. Anwesenheitsliste) imza atan kadın ve erkek canların oranı net olarak tespit edilir. Örneğin: salonun %30’u kadın, %70’i erkek.
Seçim Öncesi Resmi İlan:
Oylamaya geçilmeden önce Divan (Versammlungsleitung) şu tespiti kamuoyuna bildirir: “Bugün Genel Kurul katılım listesinde kadın oranı %30’dur. Dolayısıyla kurulacak yönetim organlarında kadınların temsiliyet oranı, oy sırasına bakılmaksızın, en az %30 olmak zorundadır.” Yeterli kadın aday bulunmaması hâlinde, ilgili organın oluşumu tamamlanmış sayılmaz; eksik üyelik, işbu madde tasarısının C) bendinde öngörülen kooptasyon usulüyle sonradan tamamlanır.
Örgütlenme Kamçısı:
Kadınlar bileceklerdir ki, bir sonraki Genel Kurul’a mahallelerden ve evlerden ne kadar çok kadını örgütleyip getirebilirlerse, yönetimdeki organik güçleri de o oranda — %30’dan %40’a, %40’tan %50’ye — otomatik olarak artacaktır. Bu mekanizma kadını edilgen bir kota doldurucu değil, kendi gücünü bizzat inşa eden aktif bir özne olarak konumlandırır.
Yüzde elli Eril Sınır (Kurumsal Sigorta).
Dinamik katılım mekanizmasının tamamlayıcısı ve güvencesidir.
Erkeğe Konulan Mutlak Tavan:
Kadınların Genel Kurul’a katılımı ne kadar düşük olursa olsun — örneğin salondaki kadın oranı yalnızca %15 olsa dahi — erkeklerin yönetim organlarındaki oranı hiçbir koşulda %50’yi geçemez. Bu sınır tüzükte açıkça düzenlenir ve Divan tarafından seçim öncesinde ilan edilir.
Boş Koltukların Mesajı — Kadın İradesini Bekleyen Sandalyeler:
Salondaki kadın oranı düşük olduğunda ve erkek kotası (%50) dolduktan sonra yönetimde boş koltuk kalması hâlinde, bu koltuklar hiçbir koşulda erkeklerle doldurulamaz. O sandalyeler “Kadın İradesini Bekleyen Koltuklar” olarak tescil edilir. Bu boşluk pasif biçimde bir sonraki Genel Kurul’a kadar beklemez: madde tasarısının C) bendinde düzenlendiği üzere, göreve talip olan bir kadın üyenin yazılı başvurusu ve Yönetim Kurulu’nun onayıyla kooptasyon yoluyla derhal doldurulabilir. Böylece koltuğun boşluğu, kurulun işlemez hâle gelmesine değil; sürekli açık duran, her an cevap verilebilecek somut bir çağrıya dönüşür: “Senin yerin burada bekliyor.” Bu kurumsal boşluk bir zaaf değil, bilinçli bir yüzleşme aracıdır — kadının yokluğunu değil, eril sistemin yarattığı yokluğu gözler önüne serer.
Sahada Kadını Aktifleştirme ve Altyapı Programı
Ocak Tarzı Tabandan Yukarıya Örgütlenme:
Kadınların eril egemen büyük binalara doğrudan gelmesini beklemek yerine, aşağıdan yukarıya doğru giden “Mahalle ve Ev Meclisleri” kurulmalı, kadınlar kendi güvenli alanlarında örgütlenmelidir. Bu yatay ağ yapısı, Alevi geleneğindeki ocak kültürünün modern bir yansımasıdır: küçük, güvenli, tanıdık çevrelerden başlayarak kurumsal alana uzanan bir güç hattı.
Kadın Liderlik Akademileri:
“Mevzuatı bilmiyorum, bütçeyi anlamıyorum, hitabette yetersizim” kaygısını gidermek için hızlı ve pratik donanım eğitimleri verilmelidir. Dernekler hukuku (BGB dernekler hukuku dahil), bütçe yönetimi, söz alma ve temsil becerileri bu akademilerin temel müfredatını oluşturur. Bilgi, en büyük özgüvendir.
Zamanı Özgürleştirmek — Kreş ve Çocuk Bakım Desteği:
Kadının zamanını özgürleştirmek, kurumsal katılımın önündeki en somut engellerden birini kaldırmak demektir. Genel Kurullar, eğitimler ve toplantılar sırasında kurum bünyesinde çocuk oyun alanları ve geçici kreş imkânı sağlanması, mümkün olduğunca kurumsal bir yükümlülük olarak benimsenmelidir; çocuğunu bırakacak yer bulamayan kadın, toplantı salonuna giremez.
Modern Çağda Örgütlülük ve Kurumsal Kaos Uyarısı.
Bugün geldiğimiz noktada, en büyük zorunluluk bilinçli ve stratejik bir örgütlülüktür. Ancak bu örgütlülük inşa edilirken, mevcut kurumların düştüğü eril rekabetin ve iktidar kavgalarının tuzağına düşülmemelidir. Kişisel hesaplaşmalar, grupçuluk ve dedikodu siyaseti; kadın hareketini içeriden kemiren ve kurumsal kaosa zemin hazırlayan en büyük tehlikelerdir.
Kadın hareketi, hiyerarşik ve çatışmacı yapıları taklit etmek yerine; yatay, katılımcı ve uzlaşı esasına dayalı bir dili egemen kılmalıdır. Bu yalnızca etik bir tercih değil, stratejik bir zorunluluktur: kendi iç barışını sağlayamayan bir hareketin, eril sisteme karşı kalıcı bir dönüşüm sağlaması mümkün değildir.
GEREKÇE VE TALEP.
Biz aşağıda imzası bulunan kadın üyeler, Alevi öğretisinin cinsiyetsiz “Can” felsefesi ve inançsal eşitlik ilkeleri uyarınca, derneğimizin / federasyonumuzun karar mekanizmalarında kadın-erkek dengesinin sembolik bir niyetten öte, yukarıda açıklanan gerekçelerle, tüzük hükmü olarak kurumsal güvence altına alınmasını talep ediyoruz.
İşbu dilekçe, Almanya Medeni Kanunu’nun (Bürgerliches Gesetzbuch – BGB, §§ 21-79) dernekler hukukuna ilişkin hükümleri ile derneğimizin/federasyonumuzun tescilli dernek (eingetragener Verein – e.V.) statüsü ve — ilgiliyse — kamu yararına dernek (gemeinnütziger Verein, Abgabenordnung §51 vd.) statüsü gözetilerek hazırlanmıştır. Aşağıdaki madde tasarısının, Genel Kurul’da (Mitgliederversammlung) oylanarak tüzüğe (Satzung) işlenmesi ve gerekli görülmesi hâlinde Dernekler Sicili’ne (Vereinsregister) bildirilmesi talep olunur.
Bu metin, hazır bir hukuki danışmanlık niteliği taşımamaktadır; her derneğin, tüzük değişikliğini nihai olarak tescil ettirmeden önce kendi hukuk danışmanına ve yerel Amtsgericht/Vereinsregister uygulamasına başvurması önerilir.
